25 Eylül 2010 Cumartesi

aslında bütün mesele

bir yere gidebilirsin.

hiç kimsenin olmadığı bir yere de olabilir, tüm sevdiklerinin olduğu bir yere de. hiç kimsenin olmadığı bir yere gitmişsen, kaçmışsın demektir. sen gitmişsin de tüm sevdiklerin peşinden oraya gelmiş olamaz. sen tüm sevdiklerinin peşinden gitmiş olabilirsin. sen gittirilmiş olursun.
işte aslında bütün mesele...

bazen o güne girmek istememiş olabilirsin.

gün gelip senin içinden geçmiş olabilir. ha "hiç bitmesin" dediğin gün devir de edebilir. sen bir güne takılıp kalmış da olabilirsin. o gün seni hatırlamış mıdır?
işte aslında bütün mesele...

bir umut taşırsın bazen.

hep seni ayakta tutan, sana kim olduğunu hatırlatan, olmasına yaklaştıkça heyecanlandığın. umut kendini senin içinde de taşıtmış olabilir. yorulmanı bekler mi acaba bir umut? senden başka taşıyıcı ister mi?
işte aslında bütün mesele...

bir hayat yaşıyor olabilirsin.

tabii hayat "bu beni yaşadı" derse. sen bir hayata kenardan bakıyor değilsen. hayat sana değil de sen hayata sahip olabilmişsen.
işte aslında bütün mesele...

bir şeye isim vermiş olabilirsin.

o senin verdiğin ismi taşıyorsa eğer. isim verdiklerin sana sıfat da veriyordur. neyi hak ettiğini biliyorsan eğer, sıfatını sen seçmişsin demektir.
işte aslında bütün mesele..

yani aslında bütün mesele, bir meseledir!